İçeriğe geç

ÇEVRECİ ROMANTİK MİDİR?

“Çevreci” deyince insanların aklının bir köşesinde mutlaka “çiçek solmasın, böcek ölmesin, kuşlar korkmasın, ağaç kurumasın…” tarzında pastoral bir algı olduğunu herkes bilir. Çevrecilik günümüz dünyasında bir nevi Don Kişot’luk olarak da görülüyor mutlaka. Çünkü karşınızdaki uluslararası şirketler, hükümetler gerçekten de Don Kişot’un karşısındaki yel değirmenleri gibi.

Ancak günümüzde işin algı kısmı bu şekilde de olsa gelişen ölçme ve değerlendirme teknikleri sayesinde işin hiç de öyle olmadığı, çevrecilerin çabalarının ne kazanımlara yol açtığı ortaya konabiliyor. Bazı şeylerin bu sayede ölçülebilir hale gelmesi ile çevreciliğin hiç de öyle romantik bir yaklaşım içermediği ve elle tutulabilir sonuçlar doğurabildiği ortaya çıkmaya başladı.

Bu anlamda geçtiğimiz günlerde rakamlarla ortaya konulan iki örnekten bahsetmek istiyorum.

İlki New York’ta 2013 yılından beridir sürdürülmekte olan Tree Count projesi. Bu proje ile New York’lu 2300 gönüllünün katılımı ve yerel yönetimin işbirliği ile şehirdeki tüm ağaçlar sayıldı. Bu sayımda CentralPark uygulama dışı bırakıldı çünkü zaten oradaki ağaçların detaylı envanteri var. Bu çalışma ile şehirdeki tüm ağaçlar bir harita üzerine yerleştirilerek ağaçlar hakkında ayrıca detaylı bilgilere erişebileceğiniz bir online uygulama haline getirildi.

Buraya kadar her şey normal gibi ancak çalışmada bugüne kadar yapılmayan bir şey de yapıldı. Her bir ağacın teknik ve biyolojik bilgileri yanı sıra ekolojik olarak şehre katkısı dolar üzerinden hesaplandı. Bu katkılar dört ayrı kategoride ayrıştırıldı.
1)Yağmursuyu yakalama katkısı
2)Enerji tasarruf katkısı
3)CO2 azaltım katkısı
4)Kirli hava etkisini azaltma katkısı

Bu katkılar eğer bu ağaç olmasaydı bunu insan eliyle yapabilmek için ne kadar para harcamak gerektiği hesaplanarak her ağacın bilgisine tek tek yazıldı. Harita üzerinde rastgele bir ağacı seçtiğinizde verilen bilgiler şöyle;

 

Resimde rastgele seçtiğim ağacın New York’a yıllık ekolojik katkısı 265.65 $ olarak hesaplanmış. Bu şekilde şehirdeki tüm ağaçlar hesaplandığında toplam katkı ise şu şekilde yer alıyor sitede.

Daha detaylı bilgilere https://tree-map.nycgovparks.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Buna benzer bir çalışma da geçen hafta  European Cyclists’ Federation (ECF) tarafından açıklandı. Tüm Avrupa Birliği’nde bisiklet kullanımının AB’ne yaptığı katkı rakamlar halinde dile getirildi.

9 ayrı fayda sınıfı olarak ayrıştırılan faydaların rakamsal karşılıkları ayrı başlıklar altında kategorize edildi. Bisikletin tüm bu başlıkların toplanması ile yıllık katkısının toplam  513 milyar Euro olduğu dile getirildi. Tabi ki bu nakit para olarak kasaya giren para değil ancak bisiklet kullanımının yarattığı katkılar devletlerin bütçelerine tasarruf olarak yansıdığı için bu şekilde nitelendiriliyor.

Bu açıdan bakıldığında ağacın, doğanın veya bisikletin derdine düşmüş kişileri romantik olarak nitelendirenlerin tezleri pek de akılcı görünmüyor.

Dünyanın yaşanabilir bir gezegen kalması olarak kalması için şehirlerin daha çok ağaca ve şehiriçi ulaşımının daha çok bisiklete ihtiyacı var.

Yazıyı paylaşmak ve bloğumu takip etmek için...
Tarih:AktivizmBisikletli UlaşımÇevreSağlıkUlaşım

Bu yazı yorumlara kapalı.

Email ile takip edin
LinkedIn
Share